
Biraz önce azcık şekerleme göz çıkarmaz düsturuyla nefsime yenik düşüp uyudum. Bir buçuk saat kadar dalmışım zahir. Sonra uyandım ama toparlayamıyorum kafayı. O site senin bu site benim hayta gibi dolaşıyorum. Ve biraz önce gazetenin tekinde bomba bir aforizmayla burun buruna geldim. Affedilen erkeğin tekrar aldatma gibi bir huyu varmış, Nesrin T. tecrübe etmiş, çekinmeden bizlerle paylaşıyor sağolsun:
İnternette tanıştığı erkek arkadaşı tarafından aldatıldı. Ama ilişkisini sürdürdü. Ancak yine ihanete uğradı. Nesrin T.’ye göre aldatılan kadının yapması gereken, arkasını dönüp gitmek.
Nesrin T. 39 yaşında ve bekâr. Yedi yıl önce yaşadığı ilişkide aldatılmış. ‘Bir daha olmaz’ diyerek sevgilisini affetmiş. Ancak aldatma sürmüş. Nesrin T., “Bir erkek tuvalete giderken bile yanına telefonunu alıyorsa şüphelenmeli” diyor.
Şu laf günün aforizması olsun ey okuyucu: "Bir erkek tuvalete giderken bile yanına telefonunu alıyorsa şüphelenmeli" :) Bu nasıl bir şey izah et bana yiğenim!
İkinci cümlemiz, "Ancak aldatma sürmüş" cümlesi. Bu da nesi? Bu cümlede bir terslik var gibim ama anlamadım.
Bir de şu var ki Nesrin T. yedi yıl önce yaşadığı bir ilişkide aldatılmış ve birden yedi yıl sonra bir hışım bunu bizimle paylaşmak istemiş. İlginç! Neden sorusu geliyor akla. Nesrin T. mayolu bir fotosuyla objectiflere poz vererek reklam peşinde değil. Soyadını bile açık etmeyen bir kadın. Belki öyle bir kadın yok bile. (Mayolu fotoğrafını görmeden inanasım gelmiyor) Neden yedi yıl sonra bu veryasın?
Bir de Nesrin T. son soruda felaket bir noktaya parnak basaraktan bizi uçuruyor:
Daha çok erkekler mi aldatıyor?
Erkekler daha çok aldatıyorlar bu kesin. Çünkü erkeğin bir izni var üstü kapalı olarak. Seks düşüncesi açısından erkek daha avantajlı. Kadın beyniyle erkek beyni de farklı. Kadının aklından gün içinde seks 2-3 defa, erkeğinkindense 20 bin defa geçiyor. Erkek ne kadarını kontrol edececek beyin açısından. İçgüdüsel açısından bu böyle. Fırsatını bulduğunda, hele de flörtöz bir yapısı varsa bunu yapabilir.
Yetiştirilme tarzında erkeği yücelten bir durum var. Genelde komşuya oğlumuzun ‘pipisini’ gösteriyoruz. Oysa kimse kızının ‘kukusunu’ göstermez.
Yetiştirilme tarzında erkeği yücelten bir durum var. Genelde komşuya oğlumuzun ‘pipisini’ gösteriyoruz. Oysa kimse kızının ‘kukusunu’ göstermez.
Erkeğin üstü kapalı izni. Wooowww. Lafa gel!
Hmmm 2-3 kez düşünüyomuşum. Bu kadarcık mı? Erkekse 20 bin defa düşünüyormuş. Ben bu işlemde bir çarpım tablosu hatası sezinliyorum örtmenim. (E yuh artık! Anladık erkek daha çok bu konuya kafa yoruyor ama 20 bin defa seks düşünen bir erkek de biraz abartı geldi bana. Ne bu, porno yıldızı olan bir erkek mi söz konusu burda. O gariban bile 20 bin kez düşünemez ya. Bıkar insan yiğenim. Ne bu, su borusu mu? Töbe töbe!)
Beyin açısından öyle olabilir ama içgüdüsel açısından işler değişir helbet. You have a point there!
Ve son cümleyle vuruyor bizi Nesrin T: Komşuya oğlunun pipisini gösteren tiyzeler vs. komşuya kızının kukusunu göstermeyen tiyzeler! Bunlar kim? Nerdeler? Ben bu teyzelerin çocuklarının ilk kez ingilizceyle karşılaşmalarının ardından "hadi konuş da duysun teyzeler" versiyonunu biliyorum. Meğer çocuğun pipisini de sergileyenleri varmış. Way be! Kukuyu göstermiyorlar ama. Hmmm! (Şimdi ben burdan alıp feci şekilde bu Nesrin T.'yi Derrida'ya bağlardım ama bu zibidiliği başka bir zamana saklıyorum.)
Ay çok güldüm. Sırf gülerken elim kolum boş durmasın diye yazdım bunları, fazla takılma yiğenim. Hadi Nesrin T. öpsün sizi.
Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder